Nabuyorum ben sendromu!

Bundan önceki yazıları okuduysan ister istemez bu sami de ne kadar bilimden uzak paso geyik muhabbeti çeviren, ne boş beleş insanmış diye düşünebilirsin. Daha önce de söylediğim gibi benim edebiyatçı kimliğimin yanında bir de bilim insanı, ilim sever kimliğim vardır. Son zamanlarda sık sık karamsar bir ruh hali içerisine girip aynı sıklıkla da hayatı sorguluyorum. Bununla da kalsa iyi bu sorgulama çevremde olup bitenlerden sürekli şikayetçi akis* bir insan olmama neden oluyor. İşbu durumdan mütevelli üşenmedim oturdum insanoğlunun en anlaşılmaz organını araştırdım, gözlemledim, inceledim. Neden mi bahsediyorum. BEYİN tabiki. İnsan beyni kabaca 4 kısımdan oluşur. Parietal lob, ön lob, arka lob, yan lob. Bu loblar kendi içersinde belli bir görev için özelleşmiş yapıları barındırır. Mesela ön lobta: Entellüktüel düşünce ve bağlantı alanı, konuşma alanı, motor alanı (bu alan, sözüm meclisten dışarı bazı bayanlarda daha gelişmiştir.) vb… Bu 4 lobtan biri olan yan lobta bulunan adreno-cortigo-bennabuyorum-kortex adı verilen alan ise normalde 1-1.5 ceviz büyüklüğündeyken sağlıksız beslenme, radyasyon, hava kirliliğinin yanı sıra düşük maaş, sürekli aynı işi yapma (bkz kendini tekrar etme) ya da size ait olmayan işlerin üzerinize kalması gibi etkenlerden ötürü kontrolsüz bir büyüme durumuna girebilir.

Şekil 3.5
Şekil 3.5

Şekil 3.5 ‘ta  sağlıklı bir insan beyni ve ben nabuyorum sendromuna yakalanmış bir hastanın beynini görmektesiniz. Şekilden de anlaşılacağı üzere adreno-cortigo-bennabuyorum-kortex alanlarının büyüklük farkı gözle fark edilecek kadar fazladır. Hastalığa yakalanmış insanlarda görülen belirtiler şu şekilde:

  • Sürekli hayatı sorgulama (ben burada ne yapıyorum, amacım nedir gibi soruların sık sık akla gelmesi)
  • Ekseriyetle çevresini eleştirme
  • Mütemadiyen tatminsizlik, boş vermişlik, hiç bir işten zevk alamama
  • Bulunduğu yerden kaçma/uzaklaşma isteği
  • Erasmus stajı yapma düşünceleri
  • Takım arkadaşına bağırma ve laf sokma eğilimleri (genellikle haklı olarak)

Hastalığın ilerleyen aşamalarında halk arasında tembellik diye bilinen  gichin-yerden-kalkhmasuz’a dönüşebilir.  Gereği yapılmadığı takdirde hastanın durumu ciddileşir ve sosyal-beyin ölümü gerçekleşir.

Hastalığın tedavisi kolay olmakla birlikte uzun süre ve özen gerektirir. Hasta mümkün olduğunca sosyal, sağlıklı ve üretken bir yaşam tarzı benimsemelidir. İki kere spor merkezine gittikten sonra hastalığın belirtileri azaldı diye bu eylem bırakılmamalı devam edilmelidir. Eğer sizde ya da çevrenizdekilerden birinde yukarıda bahsi geçen belirtilerden bir ya da bir kaçı görülüyorsa acilen bir uzman hekime gitmeyin! Onun yerine çok fazla gelecek planları yapmadan hayattan zevk almaya bakın, anı yaşayın. Carpe diem yapın ulen!

*Akis: Ters anlıma gelmektedir. Bu kelime Antakya’da sık kullanılmakla birlikte diğer yörelerde genellikle -i hali ile kullanılır. Örn. Hay aksi şeytan!

Yayınlayan

Sami

Profesyonel yazılım uzmanı, amatör fotoğrafçı, bisiklet aşığı.

“Nabuyorum ben sendromu!” üzerine 10 yorum

  1. Takım arkadaşına “durup dururken” bağırma ve laf sokma eğilimleri. (genellikle haksız olarak)

  2. pencere önünde salça ekmek yiyen çocukların, zaman içerisinde,nabıyorum ben be demesine sebep olan tuhaf,iç gıcıklayıcı bir durum:)ama korkmaya gerek yok,insan bence hayatının 3 döneminde bunu yaşar;
    1.ergenlik çağı
    2.ergen oldum işimide buldum,şimdi nolcak çağı
    3.herşeyim var,amacım kalmadı,yaşımda kemale erdi,yani halk arasında şöylede bilinir”unumu eledim,eleğimide astım çağı”:)
    Samican seç beğen,yerleş istediğin kategoriye:)
    bu kategorilerden birine girdim,hayattaki yerimi ve durumumu buldum diye bişey yok tabi,bu hayat bizim,yerimizi ve buluncağımız konumu biz belirliyoruz zaman içinde.
    Yaşadığın çok normal bir süreç,hepimiz geçtik ve geçiyoruz aslında,çaktırmasaktaAma diyorumya hayat bu fazla düşünmeye,irdelemeye gerek yok,hayatın getirdiklerini yaşıyoruz bir şekilde,
    Mutlu kal:)

  3. Geç olsun güç olmasın

    @Selim: Selim “spor merkezi” ne demek? Anlamını bile unutmuşum bak.

    @Kanka: Öyle deme kanka her an topuğuma kurşun yiyecek gibi hissediyorum. Korkutuyorsun beni.

    @Kevser: Ney!? Bunların sloganı “Anı Yaşa” mı? Hemen vodafone’a geçiyorum.

    @Kevser2: Geçtim :)

    @Yeşim: Şiir gibi yazmışın. Şair ruhlu arkadaşım benden de sana tavsiye. Fesleğen ve kekikli salata sosuyla kebap yap. Bilen bilir çok lezzetli oluyor di mi Ceyda? Ölçüleri vereyim kıvamını tutturman için: Ne kadar bozuk et o kadar çok baharat o kadar çok fesleğen.

    @Cüneyt: Sanırım seninle benim hastalığımız farklı. Anladın sen farkı 8)

    @Ahmet Şerif: Gel aga ben sana salçalı ekmek hazırlarım. Deli egeliler içine margarin de koyuyor. Salçaları Anteke salçası gibi deel ondan zannımca.

    @Alev: Cevap veriyorum a şıkkı (1.) Dur sağlamasını yapayım. Yok yok b şıkkı. Bildim mi :dilsalla: (Bak bu dil daha edepli)
    Bilmukabele sen de mutlu kal. Hattaaaa hep birlikte.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.