Bir başka Ramazan!

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı yazılı yayınlardan birinde orucun amaçları ve faydaları şu şekilde anlatılıyor.

Oruç, nefsin isteklerinden iradî olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de bir sabır eğitimine dönüşmektedir. İnsanın hayatta başarılı olabilmesi için irade hâkimiyeti ve güçlükler karşısında dayanabilme gücü de önemli bir role sahiptir. Nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde oruç etkili bir yoldur. Bu orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde riyâzet ve mücâhede yolu olarak mevcut olmasını da açıklar.

Aynı yayınında şöyle devam ediyor:

Oruç, yoksulların durumunu daha iyi anlamaya, dolayısıyla onların sıkıntılarını giderme yönünde çaba sarfetmeye de vesile olur. “Tok, açın halinden anlamaz” atasözü de bunu ifade eder.

Biz de bu Ramazan’da Kamil ile sadece açların ve yoksulların halinden değil evsizlerin de halinden anlamaya çalışıyoruz. Öncelikle buluduğumuz evi boşaltıp eşyalarımızı sokağa taşıdık. Sonra imsak – iftar vakitleri arasında sadece yemeden,içmeden değil evden de uzak kalmaya çaba sarfediyoruz. Gündüzleri işyerinde geçirip iş yerinden arta kalan vakitleri de dışarıda aç susuz ev arayarak geçiriyor, iftar vaktinin girmesiyle birlikte kâh Ramazan çadırına kâh arkadaşların evine sığınıyoruz. Bu ibadetimizi gerçekleştirmede bize büyük katkı sağlayan kaporasını verdiğimiz, evini boyayıp temizlediğimiz ve eşyalarımızın yarısını taşıdığımız halde bizimle laf dalaşına girip evi boşaltmamıza neden olan Mahmut Amcaya sonsuz teşekkürlerimizi iletiyoruz.

Hizlial.com’un Kaynak Kodu

Dün Hizlial.com’da arkadaşım Murat kampanya olduğunu söyledi. Kodak EasyShare C1013 dijital fotoğraf makinasını 250TL yerine 50TL’ye satıyorlarmış. Siteye girdiğimde satışın 13:00-13:30 arası olduğunu belirten bir resim vardı anasayfalarında. Neyse beklemeye koyulduk topluca. 13:00-13:30 arası sayfaya her girdiğimizde biraz bekletip Error.aspx isimli hata sayfasına yönlendirdi bizi.Yaklaşık 13:20 ‘ye kadar durum bu şekildeydi. 13:20 gibi anasayfalarındaki kampanya duyurusundaki saatin 14:00-14:30 olarak değiştirildiğini fark ettik. Aynı durum 14:00-14:30’da da tekrarladı. Birer saatlik periyotlarla kampanya duyurusundaki satış saati 1 saat ileri alındı ve 18:45’e kadar ertelenmeye devam edildi. Son girilen kampanya duyurusunda satışın 18:45-19:00 arasında olacağı yazılıydı. 18:45’te doğal olarak yine error.aspx sayfasına yönlendirildik. Tekrar tekrar denememizin ardından 18:55’te ürün sayfası açıldı. Ürünü sepete eklemeye kalktığımızda yine error.aspx sayfasına yönlendirildik. Bu durum 19:01 e kadar devam etti. Saat 19:00’da açılmayan site saat 19:01’de gayet güzel takılmadan açılmaya başladı. Bu durum insanı biraz işkillendiriyor tabi. Ya engin yazılım mühendisliği yöntemleriyle kodlanan ve gelişmiş donanımlar üzerinde çalışan site aktif kullanıcı sayısı 9-10 olunca nefes alamıyor, göçme durumuna geliyor. Ardından saatlerin 19:01’i göstermesiyle 5 kullanıcı siteden ayrılıyor ve her şey normale dönüyor. Ya da Hizlial.com’un mühendisleri yanlışlıkla kampanyalarda aşağıdaki gibi bir kod kullanıyorlar!

protected void Page_Load(object sender, EventArgs e)
    {
        DateTime zaman = DateTime.Now;
        if(OnlineZiyaretci>5)
        {
            if((zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 13:00:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 13:30:00"))
                || (zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 14:00:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 14:30:00"))
                || (zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 15:00:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 15:30:00"))
                || (zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 16:00:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 16:15:00"))
                || (zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 17:00:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 17:15:00"))
                || (zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 18:00:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 18:30:00"))
                || (zaman > Convert.ToDateTime("16.07.2009 18:45:00")
                && zaman < Convert.ToDateTime("16.07.2009 19:00:00")))
            {
                System.Threading.Thread.Sleep(10000);
                Response.Redirect("~/Error.aspx");
            }
        }       

    }

Bana bi hal geldi! Havada durdum. Şahitlerim var :)

Bugün bir haller oldu bana. Yok yok havada durmadım beyblade sadriydi o. Gün boyu neşem pek yerinde değildi, bir dinginlik, karamsarlık, bıkmışlık vb. vardı üzerimde. İşe pek odaklanamadım. Anlamsız anlamsız mönitöre bakıp kodarmaya çalıştım ama pek olmadı. Bahsettiğim hal bu değil tabi ki.
Öğle yemeğindeyken 6-7 kişi yuvarlak masada oturmuş konuşuyorduk. Konu kampüs içinde çalışan ringin tek otobüse düşmüş olmasıydı. 2 otobüs pahalı geldi yorumları yapılıyorken. Tepeye inşaat mühendisliğinin oraya İstanbul’daki feniküler hesabı bir makara konup iki otobüs birbirine bağlansa biri inerken diğeri çıksa diye hayal kuruyordum. Nasıl olur gibisinden düşünürken Ceyda “iki otobüsü bağlasalar birbirine…” diye tam da düşündüğümü söyledi. Biraz şaşırdım. Neyse yemekten sonra bilgi işleme döndüm. Gökhan oradaydı. Hoş beş 3-5 lafladıktan sonra ben işime döndüm. Gökhan da arkadaşına mesaj yazmaya başladı. Nerden esti bilmiyorum Candan Erçetin’in bir parçasını mırıldanmaya başladım. Gökhan durdu. Şaşkın şaşkın bakarak şimdi o şarkıyı aklımdan geçiriyordum dedi. Bir yerden mi duydun dedim. Arkadaşından gelen mesaj üzerine o şarkıyı hatırlamış. Bugün ikinci kez tekerrür eden olaydan ötürü şaşırdım. Sonraki yarım saat boyunca Cüno’ya bakıp o an ne düşünüyor telepati kurmaya çalıştım. Böyle kafasına odaklanıp düşündüklerimi telepatiyle aktarmaya çalıştım. Yapamadı tabi :D

20.07.2009 tarihinde ek olarak. Bu gece rüyamda tansiyon ölçüm aleti sipariş ettiğimi ve elime ulaştığını gördüm. Hatta bir iki kişinin tansiyonunu ölçtüm. Gariptir sabah epostalara bakarken teknosite’den tansiyon ölçüm aletlerinde kampanya olduğunu bildirir eposta gelmiş olduğunu farkettim.

Shakespeare & Miss Turkey 2009

Bugün Cüneyt ile kahvaltıda Bayan Türkiye 2009 güzellik yarışması kampını ve oradaki güzellerle yapılan ropörtajları izliyorduk. Adını hatırlamıyorum ama 9 numaralı İngiliz dili ve edebiyatı okuyan güzele sorulan soru ve aramızda geçen diyalog şu şekilde:

Muhabir: İngiliz edebiyatında en çok hangi yazarları seviyorsun?
9 nolu güzel: Öncelikle tabi ki Shakespeare. Shakespeare zamansız bir yazar bla bla bla.
Cüneyt: Nasıl yani will, would falan yok mu ? :)
Ben: Heaa benim Portekicem gibi işte zaman yok, çekim ekleri yok, kibar çekimler yok (siz – você gibi) herşey senli benli, hep mastar hep mastar :)

Come Home Dalgası

Yapmayın arkadaşlar (özellikle erkekler) hepiniz izlediniz biliyorum. Çoğunuzu gördüm aduket pozisyonu almış elinizle arabaya doğru COME HOME DALGASIII diye bağırıyordunuz. İnkar etmenin faydası yok ;) Evet evet dragon ball’dan bahsediyorum. Ben de bağırıyordum tabi ama hiç bir arabayı havaya uçuramadım :( Nerden aklıma geldi bu çizgi film? Biraz evvel uykulu bir halde Zaferlerin oradan eve yürüyerek geldim.  1 km lik yol öyle uzun geldi ki. İçimden dedim ki. Allahım dedim. Nolur songokunun bulutundan bir tane gelse beni alsa eve götürse. Hem yolda da kestirrim biraz dedim ama duam kabul olmadı eve kadar yürüdüm :(

Saraydan adam kaçırma!

Cüneytle aramızda geçen dialogları okumuşsunuzdur umarım. Okumadıysanız sizi şöyle ve şöyle alayım.

Ekonomik kriz velev ki herkese teğet geçtiği gibi bize de teğet geçti. Cüneytin son maaşından bu yana 54 gün geçmiş durumda. Mutfak masraflarını hesaplarken aramızda geçen dialog şu şekilde

C: Dolabın üzerindeki harcama listesine baktım 20 TL yazmışın. Benim de dün aldıklarım 20 TL tuttu. Seninkini silelim ödeşmiş olalım.

S: Olmaz. (20+20)/2 = 20 Ben sana 20 TL vereyim. Sen bana 20 TL ver. Şu kriz döneminde biraz nakit akışı olsun. İşlem hacmi artsın.

Ben bu çocukla anlaşamadım gitti. Dün akşam yine PES09 oynuyoruz.  Topu ne güzel çaldım. Sağ kanatta ilerliyorum. (Aynı takımdayız bu arada) Orta keseceğim. Adam kaçır, adam kaçır diyorum. Burada kastettiğim ceza sahası içine ya da kaleyi gören, rakip oyuncuların azınlıkta olduğu bir yere adam kaçırma ama nasıl bir çocukluk geçirmişse adam kaçır cümlesinden hırsızlık, gasp, adam kaçırma gibi anlamlar çıkarıyor. Orta keseceğim, bakıyorum ceza sahasına adamımız yok. Bana en yakın adam benden kaçmış (adam kaçırmış yani) sol korner bayrağının yanında duruyor. Allah seni ıslah etsin ev arkadaşım.