Zehirlenesi Köpeksin Sen!

Giden günlerden birinde Cüneyt ile birlikte Mahmut abinin arabasını Eğitim Fakültesi’ne bırakmak üzere oto parktan geçerken arabaların arasında uyuyan 5 köpek gördüm. Dedim şunları bir seveyim, eccük insanlık görsünler, sevgi görsünler ama lanet olsun içimdeki hayvan sevgisine! Köpeklerden birine kafasını okşamak için elimi uzattım birden ayaklandı dişleri çıkartıp havlamaya başladı. Kendi havladığı yetmezmiş gibi diğer 4 köpeği de uyandırdı. 5 köpek çevremi sarıp hırlamaya, havlamaya başladılar. Kaçmadım. Malum kaçan kovalanır diye atasözümsü bir söz var. Yoksa gönül işleri için miydi o laf?:).

Aha dedim sona ulaştık, şerefsizin eniği ısıracak bacağımı. Bir elim havada şşşt pşşşt diye bağıra bağıra yavaş yavaş arabaya yollandım.Neyseki hiç biri yanlış yapmadı.

Hep senin yüzünden altı üstü kafanı okşayacaz bir iki o kadar ama yalnız yakalamaz mıyım ben seni?! Zehirlemez miyim? Kafana voleyi çakmaz mıyım?! Çakmam tabi ki! Köpek kadar güzel hayvan var mı ya! Şereeef özledim seni bea. Her ne kadar mutfağa sıçsan da, notebookumun tuşlarını çıkartsan da, kemerimi, nargilemi kemirip bok etsen de…özledim seni bea.

Ek: Olayı uzaktan izleyen Günay’ın dediğine göre korkmuyor görünmüşüm. Bkz. İçin için yusuf hali.

Ek2: Bacağımı köpek ısırmadı ama ertesi hafta sonu bisikletle giderken zincir bir alt çarka geçti. Ayakta sürüyordum. Zavallı bacağım çarka sıkıştı.